Şi ve Macron, Ukrayna sorununun siyasi çözümü için çağrı yaptı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron, Ukrayna krizine siyasi çözüm bulunması çağrılarını dile getirdi.

Çin Devlet Başkanı Şi, Fransız mevkidaşı Macron ile başkent Pekin’de görüştü.

Şi, ülkesinin Ukrayna krizinin çözümü için Fransa ile birlikte çalışmaya hazır olduğunu belirterek, uluslararası topluma gerilimi daha fazla tırmandıracak, krizin kontrolden çıkmasına yol açacak adımlardan kaçınma çağrısında bulundu.

Barış görüşmelerin en kısa sürede yeniden başlaması gerektiğini vurgulayan Şi, dengeli, etkili ve sürdürülebilir Avrupa güvenlik mimarisinin yaratılması için Birleşmiş Milletler (BM) Şartının amaç ve ilkelerine uyulması ve tüm tarafların meşru güvenlik kaygılarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Fransız Cumhurbaşkanı Macron ise Şi’den, Çin’in, Ukrayna’da barışın sağlanması için Rusya üzerindeki nüfuzunu kullanmasını talep etti.

Macron, “Rusya’yı makul yola getirmek ve herkesi müzakere masasına dönmeye ikna etmek için size güvenebileceğimi biliyorum.” ifadesini kullandı.

Çin’in BM Şartı’nın ilkelerine uyulmasına yaptığı vurguya dikkati çeken Macron, bunun ülkelerin toprak bütünlüğüne saygıyı gerektirdiğini vurguladı.

Macron, “Ukrayna’da kalıcı barışı sağlamamız gerekiyor. Böyle bir barış için uluslararası kabul edilmiş sınırlara saygı gösterilmesi ve gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerekiyor. Bu Fransa ve Avrupa için olduğu kadar Çin için de önemli bir mesele.” değerlendirmesinde bulundu.

Şi’ye Zelenskiy ile görüşme çağrısı

Macron ile Pekin’i ziyaret eden Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von de Leyen de, Şi ile görüşmesinde Çinli lideri Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmeye teşvik ettiğini belirterek, “koşulları ve zamanı uygun olduğunda konuşmaya hazır olduğu” yanıtını verdiğini aktardı.

Çin’i Rusya’ya silah ve mühimmat sağlamanın sakıncaları konusunda uyaran Von der Leyen, “Saldırganı silahlandırmak uluslararası hukukun açık ihlalidir. Böyle bir adım Avrupa Birliği ve Çin ilişkilerine ciddi zarar verecektir.” şeklinde konuştu.

Çin, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından “savaş” ve “işgal” sözcüklerini kullanmaktan kaçınmış, Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki oylamalarda çekimser kalarak Moskova’yı kınamayan az sayıda ülke arasında yer almıştı.

ABD ve NATO, Pekin yönetimine Rusya’ya savaşta silah desteği sağlamaması yönünde uyarıda bulunurken doğrudan silah satışı olmasa da iki ülke, bu dönemde ortak askeri tatbikatlar dahil askeri işbirliğini sürdürmüştü.

Çin, savaşın yıl dönümü olan 24 Şubat’ta krizin siyasi çözümü için önerilerini içeren 12 maddelik “tutum belgesi” açıklamıştı. Belgede gerginliklerin aşamalı olarak azaltılarak ateşkesin sağlanması gerektiği vurgulanmıştı.

Ateşkes önerisi, ABD ve Avrupa Birliği’nin yanı sıra öneriyi fiili durumun kabul edilmesi olarak algılayan Ukrayna tarafından da kabul görmemişti. Kiev yönetimi, bu koşullardaki bir barışın “savaşın dondurulması” anlamına geleceğini dile getirmişti.

Rusya da Çin’in görüşüne önem verdiğini ancak mevcut koşullarda Ukrayna meselesinin çözümünde barış yoluna geçişin sağlanması için gerekli koşulların oluşmadığını bildirmişti.

Şi’nin 20- 22 Mart’ta Moskova’ya yaptığı ziyarette Ukrayna sorununun siyasi çözümü çağrısını yaparken, ziyaret Çin’in Rusya’ya desteğinin sürdüğünün, iki ülkenin Batı ile artan gerilimler ve jeo-stratejik rekabette ortak bir vizyonu paylaştığının işareti olarak değerlendirilmişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir